T.C. Mİllî Eğİtİm BakanlIğI
AĞRI / MERKEZ - Murat Kız Yatılı Bölge Ortaokulu

Üst Öğrenime Geçiş Sınavları

SINAVLARA HAZIRLIK SÜRECİNDE ÇOCUKLARIMIZA EN İYİ ŞEKİLDE NASIL DESTEK OLABİLİRİZ?”

 

 

Sevgili Ebeveynler, sınavlara hazırlığın yoğunlaştığı şu günlerde veliler ve öğrenciler yoğun bir kaygı içerisindeler. İki taraf da hem beklentili hem de endişeli... Sınavlarda başarılı olmak öğrencinin olduğu kadar anne babaların da isteğidir. Ancak bu dönemin sağlıklı ve başarılı bir şekilde sonuçlanması için siz anne babalara bazı görevler düşmektedir. Çocuğunuzun başarısını arttırmasına ve bu dönemi daha sağlıklı, mutlu bir şekilde atlatmasına destek olmak için size gerekli olabilecek bazı önerileri bu bilgilendirme broşürümüzde bulacaksınız.

Sınavlarda başarılı olmanın ilk şartı karar vermektir.

Çocuklara “Başarının ona ulaşılmaya karar verildiğinde kazanılmış olduğunu” söylemelisiniz. Tabi bu kararı çocuğunuzla birlikte vermelisiniz. Çünkü hiçbir başarı tek başına elde edilmez. Bu yolda üzerine düşeni evdeki herkesin yapması gerekmektedir. Sizler TV seyrederken çocuğunuza “Haydi git odanda ders çalış...” dememelisiniz. Sizler de TV’yi kapatıp elinize bir kitap veya en azından bir gazete almalısınız. Bu size belki biraz zor gelebilir; ancak iyi ana-baba olmak fedakarlık ister. ÇOCUĞUNUZUN EN ÖNEMLİ ÖRNEĞİ SİZSİNİZ. Çocuğunuzun nasıl davranmasını istiyorsanız, siz de o yönde davranışlar sergilemeli ve ona örnek olmalısınız. ÇOCUĞUNUZ SİZİN AYNANIZDIR.

 1- Çocuğunuzun ergenlik döneminde olduğunu unutmayın. Bu dönem çalkantılı ve ikilemli bir dönemdir. Çocuğunuzun yerine sorun çözmek istediğinizde ya da ona önerilerde bulunmak istediğinizde, onun sizinle aynı şeyleri göremeyeceğini ve düşünemeyeceğini bilin. Örneğin; güneşli, güzel bir günde siz istememenize rağmen işlerinizi yapabilirken, çocuğunuz böyle havalarda ders çalışmakta güçlük çekecektir.

2- Çocuğunuzun ilgi ve yeteneklerinin farkına varın. Çocuğunuzun ilgi ve yeteneklerini tanımak önemlidir. Gencin yeteneğine ve potansiyeline göre nereye kadar gidebileceğini ve ne düzeyde başarılı olabileceğini iyi hesaplamak gerekir. Gençten başaramayacağı hedeflere ulaşma beklentisi içinde olmak; onun başarısını arttırmaz, düşürür. Onu geliştirmez.

3– Beklentilerinizi sürekli tekrarlamayın. "Bunu mutlaka başarmalısın”, “Başarılı olacağını biliyoruz”, “Bizi mahcup etme. Kazanman gerekir. Kazanacağını biliyoruz." şeklindeki yaklaşımlar, çok sık tekrarlanırsa, öğrenci kendini bir kuşatılmışlık altında hissedecek; mutlaka başarmak zorunda olduğuna inanmaya başlayacaktır. Bu arada “Ya başaramazsam?" düşünceleri devreye girebilecek ve dolayısıyla başarısız olma ihtimali artacaktır.

 4– Kıyaslamalar yapmayın. Çocuğunuzun başarısını başkaları ile kıyaslamanız onu üzecektir. Nasıl ki insanların fiziksel özellikleri aynı değilse, başarıları da aynı olmayabilir. Çocuklarımızdan kendi yetenek ve kapasitelerine uygun bir başarı beklemeliyiz. Aksi takdirde yetersizlik duygusunun oluşmasına ve özgüveninin zedelenmesine neden olabiliriz.

 5– Olumlu iletişim kurun. Motivasyonun sağlanmasında ailenin rolü genci anlamaktır ve bunu ona hissettirmektir. Örneğin; “Hem okulu hem de dershaneyi birlikte götürmenin zor ve yorucu olduğunu biliyorum ve bu zor dönemde senin yanındayım ve benden istediğin desteği vermeye hazırım.” tarzında konuşmalar gencin motivasyonunu artıracaktır.

6– Yapamadıkları değil, yapabildiklerinin üzerinde durun. “Oturup ders bile çalışamıyorsun, ne zaman otursan bir bahane ile kalkıyorsun, bakalım sınavda ne yapacaksın”  demek yerine; “Kendi başına oturup ders çalışman çok hoşuma gitti, seninle gurur duydum. Belki ilk başta zorlanabilirsin, ama hiç moralini bozma; bunun da üstesinden gelebilirsin.“ tarzında motive edici konuşmalar yapın ki takdir edilen davranışlar daha sık gösterilsin.

7– Yapıcı eleştiride bulunun. “Okuldaki notlarında ve yapılan deneme sınavlarında düşük notlar almışsın. Hiç ders çalışmıyorsun. Başaramayacaksın. Emeklerimize yazık!” DEMEK YERİNE “Okulda ve deneme sınavlarında düşük not almanın nedeni, bu sıralar dersleri ihmal etmen olabilir mi?” şeklinde yaklaşmayı deneyebilirsiniz.

8– Sınav bir ölüm kalım mücadelesi değildir. Sınavlar sadece birer fırsattır. Bu fırsatların bir şekilde telafisi vardır. Aile, öğrenciye sınavın bir ölüm-kalım meselesi olmadığını, yararlanılması gereken bir fırsat olduğunu, bu fırsat kaçırılsa bile hayatta başka fırsatların onu beklediğini, bir kapı kapanırsa başka bir kapının açılacağını, bu sınavı kazanmanın hayatta başarılı ve mutlu olmak için tek yol olmadığını anlatmalıdır.

9 – Sevginizi koşul olarak sunmayın. Anne – baba olarak görevinizin;  çocuğunuza iyi bir eğitim vermek olduğu kadar, ona hayatı sevdirmek ve yaşama sevincini aşılamak olduğunu göz ardı etmeyin. Ders çalışmak ve sınav kazanmak uğruna çocuklarınızla olan yakınlığınızı tehlikeye atmayın. Önündeki sınavda başarılı olsa da olmasa da önemli olan çocuğunuzla aranızdaki sıcaklığın ve samimiyetin, gönülden bağlılığın tehdit edilmemesidir.

10 – Çocuğunuzu kendi yaralarınızı kapatacak bir yara bandı olarak görmeyin. Hepimizin ulaşamadığımız hedefleri olmuştur. Anne babalar olarak yaptığımız en büyük yanlışlardan biri, “Ben olamadım, bari çocuğum olsun” mantığıdır. Unutmayın, sizin ihtiyaçlarınız ile çocuklarınızın ihtiyaçları farklıdır. Çocuklarımızın duygu ve düşüncelerine saygılı olmaya özen göstermeliyiz. Örnek olarak; alınan oyuncaklardan çocuklarımızın çok çabuk sıkıldığını görmüşüzdür. Araştırmalar göstermiş ki; anne babalar çocuklarının istediği oyuncakları değil, kendileri çocukken sahip olamadığı oyuncakları çocuklarına almaktadırlar.

11-Çocuğunuzun beslenmesine, uykusuna ve sağlığına dikkat edin. Abur cuburdan uzak durun. Düzenli egzersiz ve spor yapın birlikte. Unutmayın, siz ne yaparsanız çocuğunuz da onu yapar.

 BU DÜNYADA HER ŞEYİN EN ÖZELİNE, EN GÜZELİNE LAYIK BİR ÇOCUK VAR…O, SİZİN EVİNİZDE YAŞIYOR…

 

Paylaş Facebook  Paylaş twitter  Paylaş google  Paylaş linkedin
Yayın: 17.12.2024 - Güncelleme: 26.12.2024 08:53 - Görüntülenme: 46
Kaynak: Yalvaç İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü
  Beğen | 2  kişi beğendi